Duası Kabul Edilen Üç Kimse

Duası Kabul Edilen Üç Kimse
Ahmed ibn-i Hanbel rivayet etmiş. Tirmizî rivayet etmiş, hasen hadis demiş. İbn-i Huzeyme, İbn-i Hibban sahihlerinde rivayet etmişler, Tergib’de de varmış bu hadis-i şerif. Ebû Hüreyre RA’dan rivayet edilmiş.

 Peygamber (s.a.s)  Efendimiz buyuruyor ki: “Üc kimsenin duası reddolunmaz kabul olur:
 
 1. (Es-sàim) “Oruc tutanın duası makbul olur…”
“Ramazanda” sözü yok. Ramazana mahsus değil. Başka zaman oruç tutarsa o zaman da makbul olur. Ama biz şu anda Ramazandayız, oruç tutmaktayız. Üzerine farz olan herkes orucu tutuyor. Demek ki oruçluların duası makbul olacak. Bu ayda, bu irfan ayında çok dua edelim; kendimize ve başkalarına…
(Hattâ yuftıra) “İftar edinceye kadar ağzı oruçluyken o oruç tuttuğu esnada, oruçlu olduğu esnada duaları makbuldür.”
Onun için vaktimizi boşa geçirmeyelim. Dua ile geçirelim. Kendimize, çoluk çocuğumuza, dostlarımıza, ümmet-i Muhammed’e dua edelim.
“İki şeyi çok söyleyin!” diyor Peygamber Efendimiz, hadisi okuyunca söyleyeceğim dedim:
 A) “Cehennemden yâ Rabbi beni uzak eyle, ırak eyle, cehennemden kurtar, âzat eyle!” diye cehennemden kurtulmayı isteyeceksiniz; kendiniz ve yakınlarınız için…
 B) “Yâ Rabbi, beni cennetine dahil eyle, cemâlinle müşerref eyle, selâmına mazhar eyle!.. Firdevs-i A’lâ’na dahil eyle, Habib-i Edîbine komşu eyle!..” diye cenneti isteyeceksiniz.
Duası kabul olanlardan birisi, iftar edinceye kadar oruçlu demişti. Ne mutlu, herkes oruç tutuyor bu güzel ayda… Kendimize ve çevremize ve ümmet-i Muhammed’e çok çok dualar edelim!..
 2. (El-imâmül-àdil) Burdaki imam, öder demek. Zaten namazda da imam öne geçtiği için, önder olduğundan onun adı da imam oluyor. “El-imâmül-âdil” deyince burdan anlıyoruz ki adaletli önder, devleti yöneten önder. Yâni camide namazı kıldıran kişi değil de adeletle görevli kimdir? Yöneticidir. Yönetici olan, idareci olan hükümdar, önder, devlet başkanı, reis-i cumhur, bakan, başbakan, kimse yâni… Yönetim görevinde olan adaletli hükümdarın duasını da Allah hiç reddetmez, hemen kabul eder.

 Onun için ne yapması lâzım hükümdarların?.. Allah’ın böyle duası müstecab kullarından olabilmesi için, Adaletle haraket etmesi lâzım!.. Hz. Ömer gibi, Ömer ibn-ü Abdülaziz gibi, Malazgirt Zaferi’ni kazanan Alparslan gibi, tarihteki mübarek, adaletli hükümdarlar gibi… Daha nice nice böyle adaletle tanınmış kimseler var. İşte onların dualarını da Allah seviyor, kabul ediyor.

 3. (Ve da’vetül-mazlûm) “Bir de zulme uğramış insanın duasını da kabul eder Allah, reddetmez. (Yerfeullahu teàlâ fevkal-gamâm) Allah onun duasını bulutların üstüne çıkartır, yükseltir; (ve yuftehu lehu ebvâbüs-semâ’) ve göğün kapıları hemen açılır.” Yâni bu mazlumun duası için… (Ve yeklur-rab azze ve celle:) “Allah-u Teàlâ Hazretleri, alemlerin Rabbi Mevlâmız buyurur ki: (Ve izzetî)
      İzzetime andolsun ki (leensuranneke) sana yardım edeceğim, mutlaka yardım edeceğim, mutlaka yardım edeceğim ey mazlum! O zalimden senin intikamını alacağım! (Ve lev ba’de hìn) Hikmetim icabı, herhangi bir sebepten  (artık kendisi bilir sebebini) biraz zaman geçse bile, bir zaman fasılasından sonra bile olsa, sana yardımcı olacağım ey mazlum!’ diye Allah-u Teàlâ Hazretleri kendi izzetine yemin eder.”
Demek ki aziz ve sevgili kardeşlerim, zulmetmemeye de dikkat edelim. Bu ayda böyle dua ile meşgul olalım.
Zulmetmenin iki çeşidi var, onu da söylemeden geçemeyeceğim: İnsanın bir başkasına zulmetmesi vardır; işte eziyor, sadist, üzüyor, hakkını alıyor, dövüyor, sövüyor… filân. Bu başkasına karşı zalim, başkasına zulmediyor.
Bir de kendisine zulmetmesi vardır. İnsanın kendisine zulmetmesi nedir?.. Yâni eline bıçak alıp, jilet alıp göğsünü cart cutr yırtması mı? Hayır. Günah işleyen kimse kendisine zulmediyor. (Zâlimun linefsihî) “Kendi nefsine zulmeden” diye Kur’an-ı Kerim böyle kimselerden bu tabirle bahsediyor.
İnsan günah işleyince nasıl zalim oluyor, kendi nefsine zulmeden nasıl oluyor?.. Çünkü günah işleyen cezasını çekecek, cayır cayır yanacak, cehenneme atılacak. Böylece kendisinin kötü duruma düşmesine kendisi sebep olduğundan, kendisine zulmetmiş oluyor. Demek ki zalim olmaktan kaçınmalı. Hem başkasına zulmetmekten kaçınmalı. Yâni eza, cefa, cevr, baskı, dövme, sövme yapmamalı; hem de kenidisine zulüm yapmamalı! Yâni günah işleyip de, başını ahirette derde sokmamalı insan…
Aziz ve sevgili kardeşlerim! Allah-u Teàlâ Hazretleri, her şeyin çok tatlı bir şekilde cereyan ettiği bu güzel ayda, bu mah-ı gufranda mağfiret olmayı nasib etsin… Bu mah-ı Kur’an’da Kur’an-ı Kerim’in şefaatini kazanmayı nasib etsin… Kur’an-ı Kerim’le güzel güzel meşgul olmayı; teravihlerde, mukabelelerde Kur’an-ı Kerim’i dinlemeyi nasib etsin… Bu mâ¤h-ı irfanda irfana ermeyi, ma’rifetullaha ermeyi, Allah’ın sevgili kulu olmayı, dostları arasına katılmayı nasib eylesin…
Dualarla, zikirlerle, Kur’an’la vakit geçirip, bu ayı güzel değerlendirip, rahmete nâil olup, bu aydan kârlı çıkmayı Allah-u Teàlâ Hazretleri cümlemize nasib eylesin… Size kıt’alar arası uzaklardan, güney yarımküreden sevgiler saygılar, en içten, en halis duygularla dualar ve temenniler…
Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû

Advertisements

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: